Duygusal Metabolizma Nedir?

 

Metabolizmanın kelime olarak karizmatik ve bilimsel bir duruşu var ve kulağa hoş geliyor. Çoğumuz ne işe yaradığını bilmesek de daha iyi ve hızlı çalışan bir metabolizmaya sahip olmak isteriz. Çünkü iyi sonuçlar verdiğini biliyoruz.

 

Metabolizma, soluduğumuz havayı, içtiğimiz suyu, yediğimiz yemeği ve vücudumuza giren diğer maddeleri, vücudun ihtiyacı doğrultusunda enerjiye çeviren ve depolanmasını sağlayan süreçtir. Aynı zamanda vücut için toksik maddeleri etkisiz hale getirir. Kısacası mükemmel bir sistem ve bilmediğimiz daha fazlası...

 

Aslında sandığımızdan daha fazla metabolik güce sahibiz. Bilinen biyolojik metabolizmanın yanı sıra daha az bilinen bir metabolizmaya daha sahibiz:

 

Duygusal metabolizmamız...

Duygusal metabolizma terimi, içimizde üretilen duygulardan ve dışarıdan, başkalarına ait duygulardan, durmaksızın etkilendiğimizi ileri sürer. Duygusal metabolizmamız, bizi iyi hissettiren duyguları alırken, kötü hissettiren duygulardan korumaya çalışır. Diğer bir deyişle tüm duygular sindirilmeli ve zararlı olanlar etkisiz hale getirilmelidir.

 

Kendini çıkmazda hissediyorsan, duyguların donmuş, tıkanmış ise - Duygusal metabolizmanız kabızlık çekiyordur.

 

Biri size sinirle ve yargılayıcı sözlerle bağırdığında kendinizi sersemlemiş hissediyorsanız - Duygusal metabolizmanızın saldırıya uğramıştır(ağır yemek yediğinizde hissettiğiniz gibi).

 

Bugün kendinizi umut dolu, heyecanlı, mutlu ve enerjik hissediyorsanız - Duygusal metabolizmanız çok hızlı, verimli çalışıyordur.

 

Duygusal metabolizmanızı da biyolojik metabolizmanız kadar önemsemeniz gerekir. Biyolojik metabolizmanızı nasıl hızlandırmaya ve geliştirmeye çalışıyorsanız, aynı özeni duygusal metabolizmanız için de göstermelisiniz.

 

Her iki metabolizma da;

 

* Kabızlık, şişkinlik, yorgunluk hissi verir.

* Yavaş veya hızlı çalışabilir.

* Düzenli çalışması için aktif olması gerekir.

 

Çoğu kez duygularımızı geri plana atarız. Öfke, üzüntü, korku, hayal kırıklı vb. duygular , çoğumuzun gizlemek istediği veya bastırma eğiliminde olduğu hislerdir. Bazıları duygularını açığa vurmaktan korktuğu için aşkını, arzusunu veya samimiyetini de gizleyebiliyor.

 

Sonuç, duygusal kabızlık ya da duygusal metabolizmanın yavaşlamasıdır. Sistemimizden atılması gereken duygu birikimi oluşur. Bu duygular uzun süre vücutta kaldığında durumu kabul eder ve bununla yaşamaya çalışırız veya bu birikimden kurtulmak için rahatlatıcı birşeyler ararız.

 

Örneğin yemek yemek!

 

Duyguları bastırmaya çalışmak, vücut için büyük bir psikolojik strestir. Çişini tutmaya çalışmak gibi gereksiz ve acı vericidir. Duyguları bastırmakla yaratılan stres bir çıkış yolu arar. En yaygın ve kolay çıkış yolu yemektir. Çoğu kişinin duygusal yeme olarak tanımladığı aşırı yeme ve tekrarlayıcı yeme bozukluğu, duygularımızın çığlığıdır. Duygularınız ilgi ister. İlgi göremediği zaman bunu yiyecekle göstererek(kötü yoldan) ilginizi çekmeyi başarır.

 

Duygularınızı hissedin. Duygu yoğunluğu doğal bir süreçtir. Duygularınızı bastırmadığınız sürece duygusal metabolizmanız, hislerinizi doğal yoldan düzenleyecektir. Duygularınızın altında yatan nedene odaklanın ve kendinize karşı dürüst olmaya çalışın. Duygularınızla kavga etmeyin, onları saklamayın. Gerçekçi olun.

 

Duygularınızı yaşarsanız, duygusal metabolizmanız hızlanır ve yiyecekerle daha sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz.